Milli Mücadele ve Cumhuriyet
Milli Mücadele  Anadoluda yaşayan her Türk insanının katıldığı İstiklal Savaşının Giresun için de önemli bir yeri ve kahramanlık yönü vardır. 19 Eylül 1924 Cuma günü Hamidiye Vapuruyla Giresun'u ziyaret eden Atatürk, "Afyonkarahisar'da, Dumlupınar'da sizin Uşaklar da vardı" cümlesiyle Giresun'u milli mücadele tarihine mal etmiştir.
Giresun uşağının milli mücadeledeki kahramanlıkları yalnız Afyonkarahisar'da değil daha önceki yıllarda Kafkas cephelerinde başlamıştır.

 
I.Dünya Savaşından önce Giresun'un etnik yapısı incelendiğinde, nüfusun yarısının Türk, diğer yarısına yakın bir kısmının Rum ve ikinci yarıyı tamamlayan az bir kısmının da Ermeni olduğu görülmektedir. Birinci Dünya Savaşında Bayburt hattında dövüşen 37. Fırkanın emrinde Giresun'lulardan oluşan gönüllü bir birlik vardı. B aşında Gazi Topal Osman Ağa'nın bulunduğu bu birlik, Harşıt Irmağı çevresinde Rus saldırılarını püskürtebilmiştir. 14 Şubat 1914 günü Kanlıdere mevkiinde Çarlık Ordusu perişan edilmiş, Giresun ve çevresinin işgali böylece önlenmiştir.
 
Bu başarıdan sonra Giresun'lu gençler yeniden birleşerek Batum'a gitmişler, Doğu Karadenizin işgalini önlemek yolunda da büyük mücadele vermişlerdir.
 
15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgaliyle Giresun'da da sokağa dökülen Rumlar, taşkınlıklarını artırmaya başlayınca, 17 Mayıs 1919'da Giresun'lular büyük bir mitingle tepki göstermişlerdir. Rumlar daha da ileri giderek, İngiliz Hükümetiyle işbirliği yapıp, Rum Pontus Hayalini bu karışık dönemde gerçekleştirebilmenin yollarını ararken, Dizdarzade Eşrefbey'in başkanlığında, Niyazi Tayyip, Doktor Ali Naci, Ethem Nazif ve İbrahim Hamdi'den oluşan ilk Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti şubesi Giresun'a da açılmış oldu.
 
Bu cemiyet, Erzurum kongresine iki delege (Dr. Ali Naci, Mühendis İbrahim) gönderdi. 23 Nisan 1920'de Milli Hükümetin kuruluşu ile birlikte Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Alpaslan Bey, bu hükümete bağlılığını ilan etmiştir. İlk etapta 1000 kişilik bir tabur halinde teşkil edilen birlik Kars'ta Kazım Karabekir emrine gönderilmiştir.
 
Atatürk, muhafızlığını yapması için Giresun'lu gönüllülerden bir manga asker isteyince, Osman Ağa tarafından bu sayı daha sonra 250'ye kadar yükseltilmiştir. Bu birliğin resmi adı "Giresun Gönüllü Müfrezesi"dir. Atatürk yine milli mücadeleye başlanacaağı günlerde bir alay kurma emrini vermiş, bunun sonucunda 47. Alay kurulmuştur. Bu alay Koçgiri isyanının bastırılmasında etkili olmuştur. Daha sonra Binbaşı Hüseyin Avni Beyin komutasında 42. Alay da teşkil ettirilerek Samsun'daki Pontusçu rumların üzerine gönderilmiştir. Daha sonra bu iki Alay, Samsun'da birleşerek Sakarya cephesine sevk edilmiştir. Sakarya Savaşında başta Hüseyin Avni Bey olmak üzere 42. Alayın büyük bir kısmı şehit olmuştur. 47.Alay savaşın sonuna kadar çarpışmış, zaferi kutlayarak şehit olan kardeşlerine dualar okuduktan sonra Ankara'ya dönmüşlerdir.
 
Gönüllü asker, Giresun uşağı, başlı başına bir tarih sayfasıdır. Atatürk'ün gerek Anadolu seyehatlarinde, gerekse Ankara'da muhafızlığını yapmış, cephelerde cansiperane çarpışmış, cesur, vatanperver ve milliyetperver insanların oluşturduğu bu topluluk, Türk'ü temsil eden kudretin yarattığı bir tarih sayfasıdır.