Bulancak

 Giresun il merkezine Samsun yönünde 14 km. uzaklıkta bulunan bir sahil ilçesidir. İlin kuzeydoğusunda bulunan önemli bir merkezdir. 608 km2'lik yüzölçümüne ve 56636 nüfusa sahiptir.
Coğrafi Yapı
608 Kilometrekare yüzölçüme sahip olan Bulancak İlçesi, sahil şeridinde kurulu olup, Piraziz, Dereli ilçeleriyle birlikte, Ordu ve Giresun il sınırlarınada komşudur.İlçe arazisi çok engebeli ve dağınık bir yapı oluşturur. İç kesimlere doğru çıkıldıkça rakım yükselen bir grafik gösterir. Bu yükseklik Karagöl dağlarında 3107 metreyi bulur. 92 Kilometre uzunluğundaki Pazarsuyu Deresinin kaynağıda buradadır.
Bulancak deresi, İncüves deresi, Erikliman deresi ve Karadere gibi akarsuları bulunur. Belli başlı yükseltiler ise Kızalan tepesi, Dikmen tepesi, Solakyatak tepesi, Evliya tepesi, Kel tepe, Hasan Çelebi tepesidir.Meşe, defne, funda, kocayemiş, mersinağacı ve meyva ağaçlarından oluşan bitki örtüsü, kestane, gürgen, karakavak, kızılağaç, ıhlamur ve karaağaç gibi orman bitki örtüleriyle süslenmiştir.2000 metre yüksekliğe kadar fındık ağacı yetişebilmektedir. Yüksek yerlerde çam, ladin ve köknar ağaçları çoğalmaktadır.
Ortasını BUL ANCAK o Yer Pazar Olacak!
Eski adı Akköy olan ilçenin, Bulancak adını almasında, yörenin en eski yerleşim yeri olan Pazarsuyu ile Ayvasıl arasında ortak noktanın bulunması (Ortasını BUL, ANCAK o Yer Pazar Olacak!) sonrasında kurulan pazar etkili olmuştur. Çeşitli kaynaklarda Bulancak isminin oluşumu şöyle anlatılır;
Eski Bulancak Nivayeti – Kepsil (Akköy) olarak pazarsuyu kazasına bağlı idi. Pazarsuyu deresi kenarı geniş düz alanlarla çevrili olması ve bu vadinin arkasında bulunan büyük, uzun ve geniş yerleşim alanlarında yaşayan nüfusun, deniz ve kara ulaşımından kaynaklanan birleşim noktası olması bu dere kenarını bir pazar yerleşimi haline getirmiştir. Pazar suyu isminin oluşmasına da bu sebepler ön planda ise de, pazarın hâkimiyeti Bahtiyar oğulları ve Çöp bacak oğullarının elindedir. Uzun yıllar bu hâkimiyet devam etmiş, ancak bölgenin doğusunda Ayvasıl isimli bölgede Karaibrahim oğulları hakim konumdadır. Karaibrahim oğullarında bazı kişilerin deniz ticareti yaparak Kırım ve İstanbul’dan dokunmuş bez gibi eşyalar getirmektedir. Deniz yolu ile gelen eşyaların, Ayvasıl’da kurulacak bir pazarda satılması noktasında karar çıkar. Fakat Pazarsuyu'nda kurulan pazarın önemi azalacağını anlayan Bahtiyar zadeler ve Çöpbacak zadeler ile Karaibrahim zadeler arasına bir husumet girer. Nivayeti-kepsil in Ahmetlü (Ahmetli) karyesinde ikame eden efendi zadelerden olan Kepselli İbrahim ağa olarak da bilinen bu şahıs, iki taraki sülalelerle akrabalık ilişkisi bulunmasından dolayı, bu olaya üzülür. Bir çözüm bulmak ister, onlarla konuşur, hiç biri pazarın kalkmasına rıza göstermez. Kepsilli İbrahim ağa ortaya bir teklif getirir, her iki tarafa da tebliğ eder; “Ortasını BUL ANCAK, o yer pazar olacak.’’ Adım olarak ölçülür iki pazaryerinin ortası olan yer bulunarak bu gün ilçede bulunan eski caminin önünde bulunan alan olarak karar verilir. Böylece iki taraf arasında bulunan husumet kalkar. Pazar olarak belirlenen bu yeni yerleşime ilave olarak sosyal yapılara ihtiyaç duyulur. O günkü şartlarda pazar çevresine cami, medrese ve hamam gibi yapılar yapılır.